"Call" Moda Calling: +90 216 336 30 99

Algı Değiştiren Moda Akımları

05 February 2017

Bir günü diğerine uymayan moda sektöründe 2014 sıra dışı tarz ve akımlara sahne oldu işte bu yıla damgasını vuran en yeni moda akımları ve masalsı öyküleri…

Kontrast sanatı

Siyah ve beyazın kusursuz dengesi. Yıllardır soylu zerafetin zirvesinden hiç inmeyen bu iki renk 2014 yılında cüretkar kontrastlarla birbirine karışarak yepyeni bir akımın esas rolleri oludu. Siyahın baş döndüren, davetkar karanlık yönü, beyazın sade ve dingin yönüyle birleşip hünerli tasarımcıların ellerinde her sezon farklı yaşamlarda, farklı biçimlerde yeniden hayat bulmaya devam ediyor.

Hikayesi: Siyah ve beyazın valsi günün ilk ışıklarına kadar devam etse de onları uzaktan izleyen tangonun acısı onları bitirecekti. Tango ölecek, vals yorulacak ama siyahla beyazın aşkı hep devam edecekti.

Baş döndüren fırfırlar

Hortuma kapılmış Flamenko ustalarının çığlıklarındaki kıvrımlardan ilham alınarak dizayn edilen fırfırlar ‘Her an fırtınaya hazırlıklı olun.’ der nitelikte. Merak, korku ve adrenalin ile beslenen tasarımcılar ustaca hazırlanmış kombinleriyle sizi kasırganın tam ortasına davet ediyor. Fırtına dindikten sonra kendinizi Flamenko dansçılarının, matadorların arasında ya da Endülüs’te El Hamra’da bir yerlerde bulursanız şaşırmayın. Çünkü yaratıcı ellerdeki kıvrımlar ve fırfırlar bu yıl sizi geri çeviremeyeceğiniz bir maceraya dahil etti bile.

Hikayesi: Kasırgadan kurtulan çocuk cebindeki topacı çıkardı ve çevirmeye başladı. Ta ki kafasını kaldırıp dönen eteğiyle dans eden sarışın kızı görene kadar. Topaç dönüyordu, küçük çocuğun başını döndüren sarışın kız gibi.

Parlak, daha parlak

Kristal şeffaflığının merak uyandırıcı yönü yetenekli tasarımcıların ellerinde elmasları kıskandıracak kadar parlak bir şekilde hayat bulmaya devam ediyor. Çoğu tasarımcının tutkusu haline gelen şifon ayrıntılar ve ipekler bize peri masallarını anımsatsa da kristalize edilmiş öğelerin cezbedici gücü transparanlarla tamamlanarak her daim popüler kalmayı başarıyor. 2014 yılında ise İpek Yolundan gelen o kumaşlar tarih öncesi yaşamlardan kopup, inovatif fütüristik bir biçimde parlamaya çoktan başladı bile.

Hikayesi: Buz dağından kesilen mavi bir elmas zarif bir madamın boynunda yaşarmış. Ama kapandığında camdan evin siyah tülleri elmas bin parçaya bölünmüş, kadının şeffaf gözyaşlarıyla beraber.

Kolajın gücü

Geçmişe duyulan özlemi yansıtan baskılı, çizgili öğeler, üçgenlerin, karelerin gizemiyle birleşip geometrik atmosferin keskin zekası ile harmanlandığında bir hikayeden çok görsel bir şölenle heyecan yaratmak isteyen tasarımcıların her daim favorisi oluyor. Karışık renk cümbüşleri ve Van Gogh’un Yıldızlı Gece’sini hatırlatan mixler adeta bir sanatçının paletinden çıkmış, fırça darbeleriyle süslenmiş, matematik unsurları ile cilalanmış birer melez eser niteliğindeki tasarımlarda yaşamaya devam ediyor. Bu kusursuz tasarımların içerisine 2014'ün metropol detaylarından serpiştirildiği zamansa sokaklar birbirinin içinden çıkarak ilerleyen kalabalıklarla dolup taşıyor.

Hikayesi: Her yıldız kayışında gördüğün o parlaklık bir elvedadır aslında yıldızdan gökyüzüne. Yıldızlar ölür parlaya parlaya hem de. Onlar bir akşam aramızdan giderler. Ne güzel parlayarak.. Ardında milyonlarca dilek tutan insan bırakarak hem de…

Vahşi dişilik

Güçlü, karizmatik ve çekici bir kadını tasvir eden, tıpkı bir ışık hüzmesi gibi göz kamaştıran tasarımlar hayal edin… Mesela New York caddelerini, Miles Davis’ in müziğini ya da James Dean’ i düşünün… Güçlü kesimlerin, keskin hatların yer aldığı koleksiyonlardaki maskülenlik kadını yüceltirken onu aynı zamanda arzulanan konumuna getiriyor. Alp Dağlarını ayaklarında hisseden, New York’un yüksek gökdelenlerini anımsatan topuklarıyla yürürken her an güneş gibi parlamaya hazır kadınlardan esinlenerek yaratılan tasarımlar size gözünüzü kısmadan güneşe bakabilme fırsatı sunuyor.

Hikayesi: Güneşin altın ışıkları dağılırken mavi sulara, ayın kavgası hiç bitmez günle. Gece olsun ister, parlasın ister. Rol çalar güneşten, özenir hep ona. Oysa güneş ezelden beri aşıktır aya, ama ay bilmez bunu. Yıldızlar şahittir bir tek ve gece milyonlarca parçaya bölünür güneş aya yakın olsun diye.

Uzak Doğu esintileri

2013'te Geyşalar nasıl olurdu hiç düşündünüz mü? sorusuna cevap veren tasarımcılar Japon kültüründen ilham alarak yarattıkları koleksiyonlarda modern geyşalar yaratıp Japon kültürünün köklü ve zengin mirasını keşfetmemizi sağlıyor. Modaya yeni bir soluk getiren Asya teması tasarımcıları oldukça heyecanlandırmış ve merak uyandırmış olacak ki 2014 sezonunda modern, çağdaş geyşa figürünü görebilme fırsatı yakaladık. Kimonolardan, animelerden, Uzak Doğu’dan izler taşıyan tasarımların cazibesine kapılıp bir daha geri dönemeyebilirsiniz.

Hikayesi: Dalgalanırken Büyük İskender’in altın saçları, gözünü çoktan en doğuya dikmişti. Maviliklere ulaşmak istiyordu ve güneşin hep doğudan yükseldiğini biliyordu. Güneşe sahip olup sonsuzlukta yankılanırken İskender, doğu onu bekleyen bir geyşaydı.

Kaynak

Mağazada Ara